10 Şubat 2012, 15:24:18

Gönderen Konu: Kursk Savaşı  (Okunma sayısı 2061 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Reinhard

  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 544
  • Cinsiyet: Bay
Kursk Savaşı
« : 30 Ekim 2009, 20:46:37 »
Kursk Muharebesi (Almanya’nın verdiği kod adı: Unternehmen Zitadelle / Hisar Harekâtı), II. Dünya Savaşı sırasında Doğu Cephesi’nde, Alman kuvvetlerinin Kursk çıkıntısına karşı 1943 Temmuz ve Ağustos aylarında giriştikleri genel taarruzdur. Bugüne kadar yapılmış en büyük tank çarpışmaları ve bir günde en fazla kayıp verilmiş hava çatışmaları bu muharebede gerçekleşmiştir. Almanların Doğu Cephesi’nde gerçekleştirdiği son stratejik taarruzdur. Sonucundaki Sovyet zaferi, Doğu Cephesi’nde inisiyatifi Sovyetlere vermiştir ve savaşın sonuna kadar da öyle kalmıştır.


Kursk Savaşı

Kursk çıkıntısı, Almanların Stalingrad’daki yenilgisi sonrasındaki Sovyet taarruzu ve Alman karşı saldırısı sonucu oluşmuştu. Almanlar, çıkıntıyı kuzey ve güney kanatlarından keserek cepheyi kısaltmayı ve Kızıl Ordu birliklerini çembere alarak yeni bir büyük zafer elde etmeyi umuyorlardı. Ancak Sovyetlerin, Hitler’in planları hakkında iyi bir istihbaratı vardı. Bu ve Almanların yeni silahları, özellikle de Panter tankını bekleyerek taarruzu sürekli ertelemeleri Kızıl Ordu’ya derin bir savunma hattı oluşturmak ve karşı saldırı için stratejik rezervleri uygun yerlere konuşlandırmak için yeterli zamanı verdi[5].

Almanlar derin savunma hatları içinde tamamen yorulduktan sonra Sovyetler kendi karşı saldırılarını yaparak 5 Ağustos’ta Orel ve Belgorod’u ve 23 Ağustos’ta da Harkov’u geri alarak Almanları geniş bir cephede geri attılar.

Sovyetler daha önce kış harekatlarında başarı elde etmişlerse de bu, Sovyetlerin savaştaki ilk başarılı stratejik yaz harekatıydı. Bu stratejik operasyon daha sonra harp akademileri derslerinde yer aldı. Kursk Muharebesi, bir Yıldırım savaşının düşman hatlarını yaramadan yenilmesiyle sonuçlanan ilk muharebedir.


Öncesi 1942-1943 kışında Kızıl Ordu Stalingrad Muharebesini nihai biçimde kazanmıştı. Alman 6. Ordusu, 800.000 askerle birlikte imha edilmiş ve Doğu Cephesi’ndeki Alman gücü oldukça zayıflamıştı.

1917′de, Almanlar Batı Cephesi’nde meşhur Hindenburg Hattı’nı inşa ederek cepheyi kısaltmış ve savunmalarını güçlendirmişlerdi. Bu stratejiyi Doğu Cephesi’nde de tekrarlamaya karar vererek Panter-Wotan Hattı olarak bilinen bir savunma hattı inşa etmeye başladılar. 1943 sonlarında bu hatta çekilerek kendileri güçlerini takviye ederken Sovyetleri yıpratma niyetindeydiler.

Şubat ve Mart 1943′te Erich von Manstein Üçüncü Harkov Muharebesini kazanınca cephe kabaca kuzeyde Leningrad’dan güneyde Rostov’a kadar uzanan bir hal aldı. Ortada ise, kuzeyde Orel, güneyde Harkov’dan başlayan 200km eninde 150km derinliğinde bir Sovyet çıkıntısı cephe içine giriyordu.

Doğudaki savaşı Müttefikler Alman işgali altındaki Avrupa’yı güneyden ve batıdan tehdit etmeye başlamadan önce bitirmek isteyen Hitler, geniş Kursk çıkıntısını yok ederek buradaki büyük Sovyet birliklerini imha etmeyi planlıyordu. Alman Wehrmacht Üst Kumandanlığı (OKW) Doğu Cephesi’nde inisiyatifi yeniden ele geçirmek istiyordu.

Alman Planları

Manstein Harkov’da başarıyla uygulayıp aşırı yayılmış Sovyet güçlerini imha ettiği planın benzerini uygulamak istiyordu. Kızıl Ordu’yu güneye, umutsuzca yeniden yapılanmaya çalışan 6. Ordu’ya saldırma konusunda kandırarak Ukraynanın doğusundaki Donets Havzasına çekmeyi önermişti. Daha sonra Donets Havzasının doğusundaki Harkov’dan güneye, Rostov’a doğru saldırarak bütün bir Sovyet güney kanadını Azak Deniziyle birlikte çembere alacaktı.

Alman Kara Kuvvetleri Üst Kumandanlığı (OKH) Manstein’ın planını onaylamadı ve onun yerine Orel ve Harkov arasındaki göze batan çıkıntıya dikkatlerini yöneltti. İki Sovyet cephesi, Voronezh ve Merkez Cepheleri bu çıkıntının içinde ve çevresinde konuşlanmıştı ve bu çıkıntıyı kesmek Sovyet insan gücünün 1/5′ini hapsedecekti. Aynı zamanda daha düz ve kısa bir cephe oluşturulmuş olacak ve Moskova’dan Rostov’a uzanan kuzey-güney demiryolu üzerindeki stratejik Kursk şehri de ele geçirilecekti.


Hermann Hoth ve Erich von Manstein (21 Haziran 1943)

Martta planlar belirginleşti. Walter Model’in 9. Ordusu Orel’den güneye doğru saldırırken Hermann Hoth’un 4. Panzer Ordusu ve Kempf Ordu Müfrezesi, Manstein’ın genel komutası altında Harkov’dan kuzeye doğru saldıracaktı. Kursk yakınlarında birleşmeyi planlıyorlardı ve saldırı iyi sonuçlanırsa kendi inisiyatiflerinde doğuya doğru, birkaç hafta uzaklıktaki Don Nehri üzerinde yeni bir hat oluşturmak için ilerleyebileceklerdi.

Yakın zamandaki davranışlarının aksine Hitler Yüksek Komutaya harekat üzerinde kayda değer bir kontrol bıraktı. Sonraki birkaç haftada, bütün bir cepheden alabilecekleri ne varsa alarak yaklaşan harekat için bölgeye yığdılar. İlk önce saldırı tarihini 4 Mayıs olarak belirlediler, fakat önce 12 Hazirana sonra da daha fazla yeni silahın, özellikle de Panter tanklarının, Almanya’dan getirilebilmesi için 4 Temmuz’a ertelediler. Müttefiklerin olası bir İtalya çıkarması tehdidi karşısında Hitler de saldırıyı birkaç kez erteledi.


Panter tipi panzerler trenle cepheye sevkedilirken

Alman saldırısının arkasındaki temel prensip (Almanların genelde başarılı olduğu) kıskaç harekatıydı. Alman Ordusu uzun zamandır Hannibal’in Cannae Savaşında uyguladığı bu taktiği benimsemişlerdi ve modern Blitzkrieg araçları bu taktiği daha da etkili kılıyordu. Blitzkrieg, yoğunluk, şok ve hız faktörlerini kullanarak düşmanı şaşırtmaya, göğüs göğüse bir muharebeyle düşmanı yok etmek yerine düşmanın ikmal yollarını ve emir komuta haberleşmesini keserek etkisiz hale getirmeye dayanıyordu.

Ancak, bu tip yarma harekatı eğer beklenmedik noktalardan yapılırsa kolayca elde edilebilirdi; tıpkı Almanların 1940′ta Ardenlerde, 1941′de Kiev’de ve 1942′de Stalingrad ve Kafkaslara doğru yaptıkları harekatlar gibi. OKH’nin Kursk çıkıntısına karşı planladığı Hisar Harekatı sürpriz faktörünü ortadan kaldırıyordu : En basit askeri strateji bilgisine sahip biri bile Almanlar için en bariz hedefin Kursk çıkıntısı olduğunu söyleyebilirdi. Bazı Alman komutanlar, özellikle de Heinz Guderian bu fikri sorguluyorlardı. Guderian Hitler’e şöyle sormuştu:

Kursk’a saldırmak, hatta o sene doğuda saldırmak gerekli miydi? Herhangi bir kimsenin Kursk’un yerini dahi bildiğini sanıyor musun? Bütün dünya bizim Kursk’u alıp almamızı önemsemiyor. Bizi bu sene Kursk’a saldırmaya, dahası Doğu Cephesinde saldırıya geçmeye zorlayan sebep nedir?.” Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi : “Biliyorum. Bunun düşüncesi bile midemi kaldırıyor.”[6][7]


Panter tipi panzerler trenle cepheye sevkedilirken

Alman kuvvetleri 17 panzer ve panzergrenadier tümeni de dahil olmak üzere 50 tümenden oluşuyordu. Bunların arasında, 2. SS Panzer Kolordusu olarak yapılandırılan elit “Großdeutschland” Tümeni, Waffen SS tümenleri 1. SS Panzer Tümeni “Leibstandarte SS Adolf Hitler”, 2. SS Panzer Tümeni “Das Reich” ve 3. SS Panzer Tümeni “Totenkopf” da vardı. Yüksek Komuta bütün tanklarını, Tiger I ve yeni Panter tanklarını ve KMT olarak kullanılmak üzere yeni Ferdinand tank avcılarını bu bölgede yoğunlaştırmışlardı. Aynı zamanda mevcut hava kuvvetlerinin ve topçu birliklerinin önemli bir kısmını da buraya yığmışlardı.

Almanların aldatma planında büyük formasyonlara savunmaya yönelikmiş gibi isim vermek de vardı. Örneğin, 9. Orduya “Festungsstab II”, 2. Kale Muhafızları adı verilmişti. Model, kalabalık Alman tanklarının motor sesi kaydının da yapılmasını emretmişti. Bu kayıtların büyük hoparlörler aracılığıyla yayınlanarak Alman tanklarının nerede toplandığı hususunda Sovyetlerin aklını karıştırması hedefleniyordu[8]. Birçok Alman zırhlı muharebe aracı, sadece bu harekatta kullanılmak üzere yeni tümen işaretleriyle boyanmıştı. Yine de bu aldatma tedbirleri genelde başarısız oldu.

Sovyet Planları

Kızıl Ordu da kendi müstakbel yaz taarruzlarını planlamaya başlamışlardı, ki bu planlar da Almanlarınkine benziyordu. Orel ve Harkov önlerindeki saldırılar cepheyi düzleştirecekti ve muhtemelen Pinsk Bataklıkları civarında bir yarma gerçekleşecekti. Ancak Sovyet komutanlar Alman planlarıyla da yakından ilgileniyorlardı.

Önceki Alman saldırılarının yerleri Kızıl Orduyu hazırlıksız yakalamıştı, fakat bu kez Kursk bariz hedef gibi görünüyordu. Moskova, Alman planları hakkında bilgiyi İsviçre’deki Lucy Casus Ağı aracılığıyla almıştı. Bu aslında gereksizdi zira Mareşal Zukov daha 8 Nisanda “Stavka”‘ya (Kızıl Ordu Genelkurmayı) yazdığı mektupta Alman saldırısının yerini ve izlenmesi gereken stratejiyi belirtmişti. Kızıl Ordu da bu stratejiyi izliyordu.

Sovyet savunma hattı

Stalin ve bazı Stavka subayları Almanlardan önce saldırmayı istiyorlardı ancak 8 Nisan 1943′te Stalin’e yazdığı mektupta Zukov şöyle diyordu:

Düşmanı durdurmak için harekatın ilk günlerinde saldırıya geçmeyi tavsiye etmiyorum. Düşmanın savunmamıza çarpmasını bekleyip tanklarını imha ettikten sonra taze rezervlerimizi ileri sürerek genel taaruza geçip ana kuvvetlerinin işini bitirmemiz daha uygun olur.[9]

Bu ana kadar savaşın gidişatı Almanların ofansif başarısı şeklindeydi. Blitzkrieg Kızıl Ordu da dahil bütün düşmanlarını alt etmişti. Diğer taraftan her iki kış taarruzu da Sovyet saldırılarının da iyi işlediğini göstermişti. Ancak, Zukov başta olmak üzere Stavka’nın çoğunluğu Almanların saldırarak kendilerini tüketmeleri taraftarıydı. Zukov’un fikri tartışmanın yönünü belirlemişti.


Sovyet ZiS-3 76 mm tümen topu, hedefi vurduktan sonra atış sesinin gelmesinden dolayı Almanlar tarafından Ratsch-Bumm takma adı konulmuştur.

Almanların taarruzu sürekli ertelemesi Sovyetlere savunmalarını hazırlamak için 4 ay verdi ve her geçen günle birlikte çıkıntıyı dünya üzerinde en ağır savunulan yerlerden biri haline getirdiler. İki Cephe, Merkez Cephe ve Voronezh Cephesi savunma hatlarını dolduruyordu ve Step Cephesi rezerv olarak bekliyordu. Kızıl Ordu ve binlerce sivil 175km derinliğinde bir savunma hattı oluşturacak şekilde yaklaşık 1 milyon mayın döşeyip 5000km uzunluğunda siper kazdılar. İlaveten, 1.300.000 personel, 3.600 tank, 20.000 top ve 2.792 uçaktan oluşan devasa bir ordu yığınağı yaptılar. Bu güç, insan gücü olarak Sovyet ordusunun %26’sına, havan ve topçularının %26’sına, savaş uçaklarının %35′ine ve zırhlı birliklerinin %46’sına denk geliyordu[9]. Nüfus ve endüstriyel kapasite farklılığı[10] ve Almanların tank üretiminin sürekli sekteye uğraması sonucu Kızıl Ordu birliklerini Almanlardan daha hızlı oluşturabliyordu; her geçen ay asker ve araç gereç bakımından farkı daha da açıyorlardı. Almanlar Sovyetlerin de Kursk bölgesinde hızla yığınak yaptıklarını öğrenmişlerdi ve daha fazla Panter tankının cepheye getirilebilmesi için taarruzu erteliyorlardı[11].

Çıkıntının savunmasında görevlendirilen güçlerin çoğu Stalingrad Muharebesinde de görev almışlardı, ama Kızıl Ordu 1943′ün ilk yarısında 1 milyon yeni asker daha tertip etmişti. Böylece Kızıl Ordu, Stalingrad’daki kayıplara rağmen 1942′dekinden daha güçlüydü. Almanların saldırı noktasını belirlemekle saldırının başlaması arasında geçen süre yeni askerlere normalden çok daha uzun bir eğitim süresi tanımıştı.

Çıkıntıdaki topçu yoğunluğu sıradışıydı; piyade alayından daha çok topçu alayı vardı. Kızıl Ordu, saldıran Alman birliklerini mayın ve topçu kombinasyonuyla imha etmeye kararlıydı. Obüsler Alman piyadesini durdurken, 45mm, 57mm ve 85mm çekili tanksavar topları ve 76mm tümen topları tankları imha edecekti. 13. Ordunun bölgesinde (çıkıntının kuzey kanadında, Alman 9. Ordusunun karşısında) kilometreye düşen tanksavar topu sayısı 23,7 idi. Güneydeki Sovyet 6. Ordusu ile 7. Muhafız Ordusunun bölgesinde ise kilometreye 10 top düşüyordu.

Savaş alanının Kızıl Ordu istihkamcıları tarafından hazırlanması olağanüstüydü. Raporlara göre savunulan bölgeye 503.993 anti-tank ve 439.348 anti-personel mayını döşenmişti. Ortalama olarak, cephe boyunca kilometre başına 1.500 anti-tank ve 1.700 anti personel mayını düşüyordu. Çatışmaların geçtiği bölgelerde kilometre başına 1.400′den aşağı düşmüyordu ve bazı yerlerde 2.000′e kadar çıkabiliyordu. Kızıl Ordu mühendisleri ayrıca kilometrelerce siper kazıp dikenli tel döşemiş, tank engelleri inşa etmiş ve binlerce havan ve top mevkisi hazırlamışlardı.

Sovyet aldatma taktikleri, tıpkı Almanlarınki gibi, oldukça ayrıntılıydı, ancak Almanların askine Sovyetlerinki genelde başarılıydı. Alman istihbaratını şaşırtmak için sahte mevkiler hazırlandı, maket uçaklar sahte havaalanlarına yerleştirildi ve uydurma telsiz muhaberesi yapıldı. Gerçek pozisyonların ve mayın tarlalarının kamuflajı mükemmeldi; Alman birliklerinin mayın tarlalarını ya da gömülü top mevkilerini farketmeleri araçlarının patlamasıyla oluyordu.

Bütün bir Doğu Cephesi muharebeleri içinde Kursk çok önemlidir çünkü Sovyet Yüksek Komutasının OKH’den daha etkili çalıştığını göstermişti. Bunun ana nedenlerinden biri Hitler giderek daha fazla Generallerin görüşlerini gözardı ederken Stalin’in profesyonel istihbarat ve kurmay subaylara daha fazla güvenmeye başlamasıydı. Bu durum, yaz taarruz mevsiminde Blitzkrieg yenilgiye uğrarken Kızıl Ordunun, daha iyi planlama ve daha geniş rezervler sayesinde savunmadan saldırıya geçmesiyle kanıtlanmıştır. Bu bakış açısıyla Stalingrad değil ama Kursk savaşın dönüm noktası sayılabilir çünkü inisiyatif ilk kez ve savaş sonuna kadar Sovyetlere geçmiştir.

Sovyet Hava Kuvvetlerinin Durumu

Sovyet Hava Kuvvetleri (VVS) 1941-1942′de 36.900 uçak kaybetmişti. Ancak Sovyet uçak endüstrisi uçak kaybını telafi etmeyi başarmış ve I-16, MiG-3 ve LaGG-3 gibi eski modellerden kurtulmuştu. Kursk Muharebesinde en çok kullanılan Sovyet uçak modelleri Yak-1, Yak-7B ve La-5 olmuştur. La 5FN hem Bf 109 hem de Fw 190′a denk sayılırdı[12]. Bununla birlikte, pilot eğitimi kısa ve derinlikten yoksundu. 1942′de eğitilmiş olan 13.383 Sovyet pilotu muharebeye girmeden önce sadece 13-15 saat uçuş eğitimi almıştı. Sturmovik and bombardıman pilotları sırasıyla 18 ve 15 saat eğitim almışlardı. Sovyet bombardıman ve yer saldırı pilotlarının sadece %7’si Kursk öncesinde çatışma görmüştü[13]. Çoğu pilot savaşta kullanacakları uçaklarda eğitilmek zorunda kalmıştı. Buna bağlı olarak 1943 yazına kadar sadece kazalarda 10.600 uçak kaybetmişlerdi[14]. Üst kademelerde VVS’nin Kursk bölgesindeki baş komutanı General Polkovnik Aleksandr Novikov gibi yetenekli subaylar vardı. Ancak alt kademelerdeki tecrübe eksikliği büyük kayıplara yol açtı[13].

La-5 FN

Kursk sonrasında Sovyet havacılığı kara kuvvetleriyle koordinasyonunu hızla geliştirdi. Ayrıca pilotlar daha iyi eğitim almaya başladılar. Sonuç olarak Sovyetler çok yetenekli avcı pilotlarından oluşan Kızıl Sancak birliklerini kurabildiler. Kursk’tan sadece 6 ay sonra Sovyet-Alman uçak kaybı oranı 4:1 den 1,5:1 e kadar düştü[15]. Ancak önceki yüksek kayıp oranının nedenlerinden biri Sovyet pike-bombardıman ve avcı-bombardıman pilotlarına Luftwaffe tarafından saldırıya uğradıklarında bombayı bırakmadan kaçmaları veya çatışmaları yönünde verilen emirdi. Bu durum yeniden değerlendirilerek emir geri çekilene kadar çok fazla (ve gereksiz) kayıp verildi.

Ön Çatışmalar

Hava

Sovyet Hava Kuvvetleri Alman hazırlıklarının sekteye uğratılmasında önemli rol oynadı. 17 Nisan 1943′te Güney Orşa’daki bir Alman havaalanına düzenlenen akında 5 Ju 88 keşif uçağı ve 3 Do 17/Do 217 imha edildi. Üç gün sonra, 10 üst düzey keşif uçağı daha etkisiz hale getirildi. Alman keşif kuvvetleri iyice zayıflatılmıştı.

Kursk Muharebesi

Luftwaffe de ana harekat öncesi çalışıyordu. Gorkovskiy Avtomobilniy Zavod (GAZ)’daki tank fabrikası Haziran 1943′te bir dizi hava akınının hedefiydi. 4/5 Haziran gecesi Kampfgeschwader 1 (KG-1), KG-3, KG-4, KG-55 ve KG-100 e bağlı He 111ler 179 ton bomba bırakarak binalara ve üretim hatlarına ağır hasar verdiler. GAZ’ın 1 No’lu tesisinin 50 binasının hepsi, 9.000 metre konveyör, 5.900 parça ekipman ve 8.000 tank motoru imha edilmişti[16]. Ancak, Almanlar hedef seçiminde hata yapmıştı. GAZ’ın 1 No’lu tesisi sadece T-70 hafif tanklarını üretiyordu. En büyük ikinci T-34 üreticisi olan 112 No’lu Fabrika üretimine hasarsız devam etti. Sovyet üretim tesisleri 6 hafta içinde tamir edildi. 112 No’lu Fabrika 1943′te 2.851 adet, 1944′te 3.619 adet ve 1945′te 3.255 adet T-34 üretti[16]. Luftwaffe, Gorki Top Fabrikasını ve La 5FN’lerin üretildiği uçak fabrikasını da vuramadı[16]. Luftwaffe Sovyet hazırlıklarını baltalamayı başaramamıştı.

Kara

Almanların kendilerini hazır hissetmeleri 4 ay sürdü ve bu arada yeni Panter tanklarından 200 adedini(ancak teknik problemler nedeniyle harekatın başında sadece 40 tanesi hazırdı), 90 Ferdinand tank avcısını ve uçabilecek durumdaki 79 Hs 129 yer saldırı uçağını cepheye getirebilmişlerdi[17]. Ayrıca 270 Tiger, Panzer IV’lerin yeni modelleri ve hatta bir miktar ele geçirilmiş T-34 tankı da hazırlamışlardı[18]. Toplamda 3.000 tank ve KMT, 2.110 uçak[19] ve 900.000 personel yığmışlardı. Almanların o güne kadar bir araya getirdiği en büyük güçlerden biri haline gelmişti. Buna rağmen Hitler yeterli olup olmadığından şüpheliydi.

Bu sırada, Batı Avrupa’daki Müttefik hareketliliği Alman askeri gücü üzerinde ciddi etki yapıyordu. Her ne kadar Kuzey Afrika’daki muharebeler Kızıl Ordu’nun uzun zamandır ısrar ettiği “ikinci cephe” açılması isteğini karşılamıyorsa da, 1942′nin sonları ile 1943 başlarındaki Luftwaffe kayıplarının %40′ı Malta ve Tunus üzerinde gerçekleşmişti. Alman hava üstünlüğü artık garanti değildi. Sovyet Hava Kuvvetleri Luftwaffeye sayısal üstünlük kurmaya başladığı gibi teknolojik kalitede de yakalamıştı. Her iki hava kuvveti de tankları imha edebilecek yer saldırı uçaklarına sahipti: Sovyet Il-2 Sturmovik ve Alman Junkers Ju 87G


"Das Reich" Tümeni'ne bağlı Panzer III (Temmuz 1943)

Taarruzun başlangıç tarihi, hazırlıklardaki gecikmeler nedeniyle sürekli erteleniyordu. Nihayet 1 Temmuzda, saldırının 5 Temmuzda başlayacağı emri yayınlandı. Ertesi gün, Mareşal Vasilyevski Cephe komutanları Vatutin, Rokossovskiy ve Konev’i uyararak uzun zamandır beklenen Alman taarruzunun 3-6 Temmuz arasında bir gün başlayacağını haber verdi. Aylardır Sovyetler, Hermann Göring’in Havacılık Bakanlığında bile bağlantıları olan Kızıl Orkestra casus organizasyonundan Alman taarruz planları hakkında bilgi alıyorlardı.

İlk çarpışmalar 4 Temmuz 1943′te güneyde, 4. Panzer Ordusu 5 Temmuzdaki ana saldırı öncesi Sovyet ileri karakollarını temizlemeye çalışınca başladı. Böylece sürpriz unsurunu feda etmiş oldular. Alman saldırısının başlamakta olduğuna dair raporlar alan Vatutin, Voronez Cephesine 4 Temmuz gecesi Alman mevzilerini bombalamasını emretti.

Öğleden sonra, Stukalar kuzeydeki Sovyet cephe hattında 10 dakika içinde 3km genişliğinde bir delik oluşturup eve dönerken Alman topçusu bombardımana devam etti. Hoth’un 3. Panzer Kolordusu Zavidovka’daki Sovyet pozisyonlarına doğru harekete geçti. Aynı anda, Grossdeutschland Tümeni sağanak yağmur altında Butovo’ya saldırdı ve 11. Panzer Tümeni Butovo etrafındaki hakim tepeleri ele geçirdi. Butovo’nun batısında çarpışma daha şiddetli oldu ve sert Sovyet savunmasıyla karşılaşan Grossdeutschland ve 3. Panzer Tümeni gece yarısına kadar hedeflerine ulaşamadılar. 2. SS Panzer Kolordusu gözetleme noktalarını ele geçirebilmek için saldırıya geçti ve o da, alev püskürtücü ile donatılmış birlikler müstahkem mevzileri temizleyene kadar güçlü bir direnişle karşılaştı.

Saat 2:30′da, Kızıl Ordu kuzey ve güneyde topçu bombardımanıyla karşılık verdi. 3.000′den fazla topla yapılan bu bombardıman bütün harekatın topçu cephanesinin yarısını harcadı. Kuzeyde, Merkez Cephe topçuları Alman topçu mevkilerine ateş açtı ve 100 Alman top bataryasından 50’sini bastırmayı başarınca taarruzun ilk gününde Almanlar zayıf bir topçu desteği sağlayabildiler. Bu bombardıman Alman birliklerinin organizasyonunu bozarak 5 Temmuzda farklı zamanlarda saldırıya geçmelerine neden oldu. Güneyde, Kızıl Ordu toplarını Alman piyade ve tanklarının içtima noktalarına karşı kullandı. Alman saldırısını kısmen geciktirdi ancak az zayiat verdirdi.

Ana Çarpışmalar: Kuzey

Hava operasyonları

Gerçek harekat 5 Temmuz 1943′te başladı. Alman taarruzunun kesin başlangıç zamanını bile bilen Kızıl Ordu hava kuvvetlerini kullanarak bölgedeki Luftwaffe hava üslerine yoğun bir saldırı başlattı. Bu, harekatlarının ilk saatlerinde yakın hava desteğini ortadan kaldırmaya çalışan klasik Alman taktiğine karşı yapılmıştı. Sonraki birkaç saat muhtemelen gelmiş geçmiş en büyük hava muharebesine sahne oldu.

Kızıl Ordu saldırının koordine edilmesinde çuvalladı : Avcı uçakları çok erken havalanmışlardı ve Alman hava üslerine bombardıman uçaklarından daha önce varınca yakıt yetersizliği yüzünden bombardıman uçakları gelmeden önce geri dönmek zorunda kalmışlardı. Alman avcı uçaklarının havalanarak yaklaşan saldırganları karşılamasını engelleyecek hiçbir şey yoktu; Kızıl Hava Kuvvetleri 120 uçak kaybetti.

Luftwaffe kuzeydeki Sovyet mevzilerine top yekün bir saldırı başlatırken Sovyet konuşlandırma hataları Almanlara başlangıç aşamasında hava üstünlüğü verdi. Bunun ana Alman saldırısı olup olmadığından emin olamayan Korgeneral Rudenko Alman uçak dalgalarını karşılamaları için avcı uçaklarının sadece üçte birini havalandırırken gerisi yerde bekledi. Sayıca ezilen Sovyet uçakları kendi cephe arkalarında çatışmaya girmek zorunda kaldılar ve ağır kayıplar verdiler. Alman avcı uçakları muharebe alanının üzerinde Sovyet önlemesini engellemek için bombardıman uçakları ve Stuka ‘ların ilerisinde uçtular. Korumasız Stuka ve Kampfgruppen(bombardıman filosu) Sovyet mevzilerine serbestçe saldırdılar. Sovyetler hava kuvvetlerini zamanında devreye sokamadı ve ağır kayıplar verdiler[25].


Junkers Ju 87 G-2 "Kanonenvogel"

6 Temmuzda, kuzey sektöründe devasa hava savaşları yapıldı. Ancak, Sovyetlerin hava-kara koordinasyonunu sağlayacak danışman subayları olmadığından etkinlikleri büyük darbe yedi. Karşı saldırıya geçen Sovyet birlikleri çok çabuk toprak kazanıyordu ama hava kuvvetlerine bilgi vermek için etkili bir haberleşme sistemi olmadığından Sovyet bombardıman uçakları Sovyet birliklerince geri alınmış bölgeleri bombalayarak zayiata neden oluyorlardı[15]. Başlangıçtaki hava muharebeleri Luftawaffe nin hava üstünlüğü sağlayamasa da 47. Panzer Kolordusunun bölgesinde sayısal dengeyi kurabilmesini sağladı. Luftwaffe 1. Fliegerkorps’un büyük kısmını bu sektörde görevlendirmişti. Sovyet 17. Muhafız Piyade Kolordusu “20-30 hatta bazen 60-100 uçaklı formasyonlarda beliren düşman hava kuvvetleri muharebede belirleyici rol oynadı” şeklinde rapor vermişti[26]. İlk günde Sovyetler ağır kayıplar verdiler. 16. VA 91 uçak kaybetmişti (22 adet Sturmovik, 9 adet A-20 Havoc ve 60 avcı). Almanların ordularına verdiği hava desteği çok önemliydi. Sovyet 19. Müstakil Tank Kolordusunun savaş günlüğünde şöyle yazılmıştı:

Saldırıya geçen tanklarımız düşmanın topçusundan ve gizlenmiş ağır tanklarından açılan ateşle ve sayıları 100′e varan uçakların bombalarıyla karşılaştılar. Sonuç olarak, ağır kayıplar da verdiklerinden tugaylarımız çatışmadan çekilerek savunma pozisyonu almaları emredildi

Bununla birlikte Sovyetler 6 Temmuzda dikkate değer bir başarı da yakaladılar. 16. VA’ya bağlı Sturmovikler Alman avcı uçakları üslerine döndükten sonra muharebe alanına geldiler. 47. Panzer Kolordusu mevzilerinden çıkmış 17. Muhafız Piyade Kolordusuna ve 16. Tank Kolordusuna saldırıyordu ve açıkta olduklarından hava saldırısına karşı korumasızlardı. Sovyet saldırısı 47. Panzer Kolordusunun tankları için ölümcül oldu. Altı metreye kadar alçalan Sovyet filosu 20 kadar tankı imha edip 40′ına hasar verirken sadece 1 IL-2 kaybettiler[28]. Luftwaffe yakıt sıkıntısıyla da karşı karşıya kalmıştı ve sorti sayıları daha 6 Temmuzda azalmaya başlamıştı. 5 Temmuzda Stuka ve bombardıman uçakları sırasıyla 647 ve 582 sorti yapmışken bu rakam 6 Temmuzda 289 ve 164 sortiye düştü. Çoğu Alman sortisi avcı uçaklarınca yapılıyordu; her ne kadar Sovyetlere karşı üstünlüklerini devam ettirseler de Sovyet hava kuvvetlerinin devam eden baskısı Luftwaffe ve Heer’e(kara kuvvetleri) darbe indirmeye başlamıştı[29].

7 Temmuzda Sovyet 16. VA, Alman 1. Fliegerdivisiondan daha az sorti yapmıştı(1.185′e karşı 1.687), ama bazı istisnalar hariç, daha fazla ağır kayıplar vermeden Alman kara kuvetlerine ciddi hasar verdiler. 16. VA’nın filoları 60 Alman tankı ve 34 motorlu aracı imha ederken hiç kayıp vermediler. Havacı General Friedrich Kless Sovyet pilotlarının zayıf becerileri nedeniyle ikmal hatlarına veya yer birliklerine yapılan hava saldırılarının etkisiz kaldığını ve Sovyetlerin ağır kayıplar verdiğini bildirmişti. Ancak, Sovyet pilotlarının beceriksiz oldukları doğruysa da Sovyet hava kuvvetleri etkiliydi ve Kless’in iddia ettiği kadar “ağır” kayıp vermemişti. Kuzey sektöründe 7 Temmuzda 6 Alman Fw 190 kaybına karşı Sovyet bombardıman ve yer saldırı uçağı kaybı 30 idi[30].

Luftwaffe de az kayıpla etkili operasyonlar düzenleyerek 14 Sovyet tankı, 60 motorlu araç, 22 top ve 8 mühimmat deposu imha etmişti. Ayrıca 22 tanka hasar verilmiş ve 25 top “susturulmuştu”[31]. Kuzey kanadı üzerindeki ilk 3 günlük çarpışmalarda Luftflotte 6 39 uçak kaybına karşı 386 Sovyet uçağı düşürmüştü[32].

Kara çarpışmaları

Kuzyden saldıran Alman 9. Ordusu 5 Temmuzda hedeflerinin gerisinde kalmıştı. Saldırı noktası Kızıl Ordu Merkez Cephesince doğru olarak tespit edilmişti. 45km genişliğinde bir cephede saldırıya geçen Almanlar kendilerini mayın tarlalarının arasında sıkışmış vaziyette buldular ve ağır topçu ateşi altında istihkamcıların gelip mayınları temizlemesini beklemek zorunda kaldılar. Her ne kadar, mayın tarlasında temiz bir yol açmak için birkaç tane uzaktan kumandalı Goliath ve Borgward mayın temizleme aracı varsa da genelde başarılı olamadılar. Mayınları temizleseler bile takip eden tanklara temiz yolu gösterecek bir işaretleme sistemleri yoktu. Kızıl Ordu birlikleri mayın tarlalarını hafif silahlar ve toplarla ateş altında tutarak Alman mühendislerinin mayınları elle temizlemelerini geciktirdiler; Kızıl Ordunun mayın tarlalarındaki Alman kayıpları ağır oldu. Örneğin, Alman 653. Ağır Panzerjäger(tank avcısı) Taburu saldırıya 49 Ferdinand tank avcısı ile başlamıştı; 37’si 5 Temmuzda saat 17:00′dan önce kaybedilmişti. Gerçi kaybedilen araçların çoğunluğu imha olmamış hareket kaybı nedeniyle saf dışı kalmıştı, ama yine de tamir edilene kadar çatışmadan uzak kaldılar. Hareketsiz kaldıklarında Alman savaş gücüne hiçbir katkıları olmadığı gibi Kızıl Ordu topçusu için de kolay hedef oluyorlardı. Almanlar ilerleyişte oldukları için tamir edilebilir her araç yeniden savaşa dönebilirdi.

Almanlar, özellikle Ferdinand’larda olmak üzere zırhlı araçlarında bir eksikliğin farkına vardılar. Sovyet tanklarına karşı orta ve uzun menzilde çok başarılı olmalarına rağmen birliğin geri kalanından ayrı düştüklerinde kendilerini düşman piyadesinden koruyacak ikinci bir silahları yoktu(Alman tankçılarının buna kendilerince bir çözüm bulduklarına dair ifadeler vardır. Ferdinand mürettebatı yanlarına bir MG 34 alıyorlardı ve düşman piyadesine ateş etmek için bunu kamadan top namlusunun içine sokuyorlardı.). Guderian’ın günlüğünde şöyle yazmaktadır:

Düşman piyade hatlarına girdiklerinde kelimenin tam anlamıyla topla bıldırcın avlamak zorunda kalıyorlardı. İmha etmek şöyle dursun düşman piyadesini ve makineli tüfeklerini etkisiz hale bile getiremediklerinden piyadelerimiz onları takip edemiyordu. Sovyet top mevzilerine ulaştıklarında tamamen kendi başlarına kalıyorlardı[33]

9. Ordunun ilerleyememesinde çeşitli faktörler rol oynadı. Sovyet savunma planlaması ve Almanların kuvvetleri bir noktaya odaklayamaması ana faktörlerdendi. Alman tankları toplu halde kullanılmak yerine parça parça kullanıldı ve çoğu zaman da piyade desteğinden yoksundu[34]. Sovyet savunma hazırlıkları diğer bir önemli faktördü. Mareşal Rokossovski komutasındaki Merkez Cephesi Almanların muhtemel saldırı noktalarını doğru tespit ederek buraları ağır tahkimatlarla güçlendirirken diğer yerleri zayıf bıraktılar. Alman taarruzunun ağırlığını en fazla göğüsleyen Sovyet 13. Ordusu Merkez Cephesinin diğer birliklerinden asker ve tanksavar topu sayısı bakımından kat kat üstündü ve bütün çıkıntıdaki en sert savunma hattını tutuyordu.

9. Ordunun bir başka şanssızlığı ise Sovyet Yüksek Komutasının planlama hatası yaparak, Alman ana saldırısının kuzeyden Merkez Cephesine yapılacağını düşünmeleri ve bu bölgeye daha fazla kuvvet yığmaları oldu. Merkez Cephe de taktik bölgeyi (20km derinliğinde) savunmayı tercih etti ve arkaya fazla bir kuvvet bırakmadı. Model’in ordusunda Manstein’ın emrindekinden daha az tank vardı ve ayrıca, önleyici Sovyet topçu bombardımanı nedeniyle saldırı düzeni bozulmuştu. Son olarak da 9. Ordu serbest birlikler yerine zaten Sovyetlerle karşı karşıya olan piyade birlikleriyle saldırıya geçmek zorunda kalmıştı.

Saldırının cephe genişliği ve Alman ilerleyişinin derinliği incelendiğinde Sovyet savunmasının başarılı olduğu görülmekteydi. 5 Temmuzda 45km genişliğinde bir cephede başlayan taarruz ertesi gün 40km genişliğe düşmüştü. Bu, 7 Temmuzda 15km’ye, 8-9 Temmuzda ise sadece 2km’ye gerilemişti. Her gün Alman ilerleyişinin derinliği de azaldı : İlk gün 5km ilerleyen Almanlar, ikinci gün 4km sonraki her gün ise en fazla 2km ilerleyebildiler. 10 Temmuz itibariyle 9. Ordunun ilerleyişi tamamen durmuştu.

Sovyet savunmasının başarısı büyük oranda Almanların Pakfront (tanksavar cephesi) dediği ateş kontrol düzenine bağlıydı. On veya daha fazla tanksavar topu bir komutana bağlıydı ve aynı anda hepsi tek bir hedefe ateş ediyordu. Bu mevziler yalnız Alman piyadesine ateş açmak için emir almış yoğun havan ve makineli tüfek yuvalarıyla korunuyordu.

12 Temmuzda Zukov Kutuzov Harekatının emrini verdi. 3. Tank Ordusu ve 11. Muhafız Ordusunun oluşturduğu güçlü Sovyet birlikleri Orel balonunun kuzeyindeki zayıf Alman savunmasını yarmayı başardı. Alman 9. Ordusu ve 2. Panzer Ordusunun kanatları artık tehdit altındaydı.

Orel balonundaki Luftwaffe operasyonları, 16–31 Temmuz

Bir haftalık sert çarpışmalardan sonra Wehrmacht sadece 12km ilerleyebilmişti. 12 Temmuzdaki Sovyet karşı saldırısı Almanları zorda bırakmıştı : Sovyet 11. Muhafız Ordusu Alman 9. Ordusu ve 2. Panzer Ordusunu tecrit edebilirdi.

Sovyet taarruzunu durdurması için Luftwaffe görevlendirildi ve bu karar iki Alman ordusunu çembere alınmaktan kurtardı. Tehlikeyi bertaraf etmek için Luftwaffe büyük bir taarruz düzenledi. 16 Temmuzda, önceki günlerdekinin iki katı, 1.595 sorti düzenlediler[38]. Gündüz saatlerinde Sturzkampfgeschwader ve Schlachtgeschwader(yer saldırı filoları) Kızıl Ordu zırhlılarına saldırırken Kampfgruppen(bombardıman filosu) ikmal hatlarını bombaladı.

17 Temmuzda, muharebe alanını temizlemek için yapılan denemeler devasa bir Sovyet hava biriminin gelmesiyle sekteye uğradı. Bunun sonucu olarak Alman bombardıman uçakları daha yüksekten bomba bırakmaya başladılar ve isabet oranı azaldı. Sovyet 16. VA organizasyonunu ve yer irtibatını büyük oranda geliştirmişti ve pilotlar da giderek taktik tecrübelerini artırıyorlardı. Sayısal üstünlüklerini kullanan Sovyetler Alman pozisyonlarına 350 uçağa varan büyük hava akınları düzenlediler[39]. Taarruz büyük çaplı hava savaşlarının yaşanmasına neden oldu. Alman bombardıman ve yer saldırı uçaklarının sınırlı operasyonları o gün yalnızca 24 Sovyet tankını ve 31 kamyonu imha edebildi. Ama Alman avcı uçakları aynı gün 12 kayıp vererek 90 Sovyet uçağı düşürdüler. 1. Fliegerdivision o gün 1.693 sorti yaptı

Ana Çarpışmalar: Güney


Taraflar 6 binden fazla tankı savaşa sürmüşlerdir. Çünkü Almanlar, Doğu Cephesi’ndeki neredeyse tüm zırhı birliklerini Kursk savaşına sevkettiler. Kursk savaşına katılan Alman birlikleri de Doğu Cephesi’ndeki birliklerin neredeyse yarısından fazlaydı. Almanlar, Kursk’da son kozlarını oynuyorlar. Özellikle Almanya’nın Güney Ordular Grubu ile Kızıl Ordu’nun Step Cephesi arasında meydana gelen Prokhorovka Muharebesi, “tarihin en geniş kapsamlı tank meydan savaşı” olarak bilinir.


Taarruzun güney kanadı


Erich von Manstein, Orgeneral Cemil Cahit Toydemir başkanlığındaki Türk askerî gözlemci heyetiyle (Belgorod, 26 Haziran 1943)

Taarruz Öncesi

Sovyet cephesinin Kursk’un batısında oluşturduğu çıkıntıya kanatlardan girerek bir kuşatma harekatı yapılması planı, 3 ve 4 Mayıs 1943 de Hitler’in ordu komutanları ve kurmaylarıyla yaptığı toplantıda masaya yatırılmıştır. Planı ortaya atan Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı general Zeitzler’dir. Zeitzler böylece çok sayıda Rus tümeninin yok edileceğini ve Sovyet ordularının savaş gücünün önemli ölçüde yıpratılacağını düşünmektedir. Öte yandan Kursk, Kırım – Moskova ve Voronezh – Kiev yollarının üzerindeki önemli bir kavşak olması dolayısıyla stratejik bir atbaşıdır.

Kursk bölgesi, cephe hattında 225 km. kadar batıya doğru uzanan, 250 km. genişliğinde bir çıkıntı oluşturuyor. Bu bölgenin kuzeyinde Orel, güneyinde ise Belgorod – Harkov cepheleri yer alıyor.

General Model bu savaş planına hazırlıklıdır. Hava fotoğraflarını ve istihbarat raporlarını masaya serer. Bütün bunlar göstermektedir ki Ruslar, Kursk çıkıntısının hemen gerisinde derinliğine ve çok etkili savunma mevzileri oluşturmuşlardı. Ayrıca birliklerinin önemli bir kısmını çıkıntının ön kesimlerinden geriye çekmişlerdi. Ayrıca Zeitzler’in yarma yapmayı planladığı kesimlere de büyük ölçekte tanksavar ve topçu teşkilleri yığmışlardır.

Model’e göre Kursk bölgesindeki Sovyet birliklerinin bu düzenlenişi onların, tam da Zeitzler’in planladığı tarzda bir saldırıyı beklediklerini göstermektedir.

General Model ve general Guderian’ın itirazlarına karşın toplantının sonunda general Zeitzler’in planı onaylanır. Harekatta kullanılacak birliklerin sevkine derhal başlanır.

Hisar Harekâtı’nın başlamasından 9 gün önce 26 Haziran 1943′te Orgeneral Cemil Cahit Toydemir başkanlığındaki 5 kişilik Türk askerî gözlemci heyeti Belgord’a davet edilmiş ve Tiger I donanımlı 503. Ağır Panzer Taburu (Schwere Panzerabteilung 503)’nun manevrasını izlemiştir.

Taarruz

Hava muharebeleri

1-4 Haziran 1943 günleri, tarafların Kursk civarında, karşılıklı giriştikleri hava taarruzlarıyla geçer. 1 Haziran’da Sovyet hava kuvvetleri Orel, Biryamsk ve Smolensk’deki Alman havaalanlarına, ulaşım hatlarına saldırdılar. Ertesi gün Kiev ve Roslavl’a hava saldırıları düzenlediler. Aynı gün Luftwaffe de Kursk bölgesindeki Sovyet mevzilerini bombaladı. 4 Haziran’da da Moskova’nın gerisindeki Gorki’deki Sovyet tank fabrikalarını bombaladılar.

9. Ordu

Hemen ertesinde Almanlar 5 Haziran 1943 günü sabaha karşı saat 05:30’da Kursk’da saldırdılar. Kuzeyde, general Model komutasındaki yedi zırhlı tümen, iki mekanize tümen ve dokuz piyade tümeni, Orel yönünden taarruza geçer. Güneyde Von Manstein komutasındaki on zırhlı tümen, bir mekanize tümen ve yedi piyade tümeni ise Belgorod’dan kuzey ve kuzey doğu yönünde harekata giriştiler. Toplam 17 zırhlı, 3 mekanize ve 16 piyade tümeninden oluşan toplam 36 tümenle taarruza girişmişlerdir.


Panzer VI "Tiger I"

Bir hafta boyunca Almanların birbiri ardına giriştikleri sert saldırılar Rusların inatçı savunmalarını yaramamıştır. Alman kuvvetleri, Sovyet ordularının geride mevzilenmiş ana unsurlarına ulaşamadılar. Alman panzer birlikleri, mayın tarlalarında, yoğun topçu ateşi altında ve Sovyet tanklarının taarruzlarında eridiler. Sonunda geri çekilmek zorunda kalmışlardır.

Kursk Muharebesi, Almanlar açısından Doğu Cephesinde artık büyük çaplı bir taarruz umutlarının tümüyle yok olduğu bir dönüm noktasıdır.

Muharebe düzeni

Hemen ertesinde Almanlar 5 Haziran 1943 günü sabaha karşı saat 05:30’da Kursk’da saldırdılar. Kuzeyde, general Model komutasındaki yedi zırhlı tümen, iki mekanize tümen ve dokuz piyade tümeni, Orel yönünden taarruza geçer. Güneyde Von Manstein komutasındaki on zırhlı tümen, bir mekanize tümen ve yedi piyade tümeni ise Belgorod’dan kuzey ve kuzey doğu yönünde harekata giriştiler. Toplam 17 zırhlı, 3 mekanize ve 16 piyade tümeninden oluşan toplam 36 tümenle taarruza girişmişlerdir.


Panzer VI "Tiger I"

Bir hafta boyunca Almanların birbiri ardına giriştikleri sert saldırılar Rusların inatçı savunmalarını yaramamıştır. Alman kuvvetleri, Sovyet ordularının geride mevzilenmiş ana unsurlarına ulaşamadılar. Alman panzer birlikleri, mayın tarlalarında, yoğun topçu ateşi altında ve Sovyet tanklarının taarruzlarında eridiler. Sonunda geri çekilmek zorunda kalmışlardır.

Kursk Muharebesi, Almanlar açısından Doğu Cephesinde artık büyük çaplı bir taarruz umutlarının tümüyle yok olduğu bir dönüm noktasıdır.

Muharebe düzeni

Almanlar Merkez Ordular Grubu (Günther von Kluge)

9. Ordu (Walter Model)

20. Kolordu (R. von Roman) 45. Piyade Tümeni

72. Piyade Tümeni

137. Piyade Tümeni

251. Piyade Tümeni

46. Panzer Kolordusu (Hans Zorn) 7. Piyade Tümeni

31. Piyade Tümeni

102. Piyade Tümeni

258. Piyade Tümeni

41. Panzer Kolordusu (Josef Harpe) 18. Panzer Tümeni

86. Piyade Tümeni

292. Piyade Tümeni

47. Panzer Kolordusu (Joachim Lemelsen) 2. Panzer Tümeni

9. Panzer Tümeni

20. Panzer Tümeni

6. Piyade Tümeni

23. Kolordu (Johannes Freissner) 216. Piyade Tümeni

383. Piyade Tümeni

78. Hücum Tümeni

Ordu rezervi 4. Panzer Tümeni

10. Panzergrenadier Tümeni

12. Panzer Tümeni

2. Ordu (Walter Weiss)

7. Kolordu (E.-E. Hell) 26. Piyade Tümeni

68. Piyade Tümeni

75. Piyade Tümeni

88. Piyade Tümeni

13. Kolordu (E. Straube) 82. Piyade Tümeni

327. Piyade Tümeni

340. Piyade Tümeni

Güney Ordular Grubu (Erich von Manstein)

4. Panzer Ordusu (Hermann Hoth)

2. SS Panzer Kolordusu (Paul Hausser) 1. SS Panzer Tümeni “LSSAH” (Theodor Wisch)

2. SS Panzer Tümeni “Das Reich” (Walter Krüger)

3. SS Panzer Tümeni “Totenkopf” (Max Simon)

48. Panzer Kolordusu (Otto von Knobelsdorf) 11. Panzer Tümeni (Johann Mickl)

167. Piyade Tümeni

3. Panzer Tümeni (Franz Westoven)

Panzergrenadier Tümeni “Großdeutschland” (Walther Hoernlein)

10. Panzer Tugayı

52. Kolordu (E. Ott) 255. Piyade Tümeni

332. Piyade Tümeni

57. Piyade Tümeni

“Kempf” Ordu Müfrezesi, Werner Kempf)

3. Panzer Kolordusu (Hermann Breith) 168. Piyade Tümeni

19. Panzer Tümeni

6. Panzer Tümeni

7. Panzer Tümeni

503. Ağır Panzer Taburu

42. Kolordu (Frantz Mattenklott) 161. Piyade Tümeni

282. Piyade Tümeni

39. Piyade Tümeni

11. Kolordu (Erhard Raus) 106. Piyade Tümeni

320. Piyade Tümeni

24. Panzer Kolordusu (Walther Nehring) 5. SS Panzergrenadier Tümeni “Wiking” (Herbert Otto Gille)

17. Panzer Tümeni

Sovyet T-34 tankı

Kursk Muharebesi sırasında arızalanmış bir T-34 tankı, taretsiz bir zırhlı kurtarma aracı tarafından çekiliyor.


Panzer VI "Tiger I" ile oluşturulan 503. Ağır Panzer Taburu'nun manevrasını izleyen Türk subayları (Belgorod, 26 Haziran 1943)


Panzer VI "Tiger I"


Sovyet KV-1 ağır tankı


Tiger I (Taarruzun kuzey kanadında, Temmuz ayın ortasında)


6. Panzer Tümeni kumandanı Walter von Hünersdorff'un cenaze töreni (17 Temmuz 1943)


| Schutzstaffel-Kriegsmarine-Luftwaffe-Wehrmacht |

| Meine Ehre heißt Treue |

IkinciDunyaSavasi.Org

Kursk Savaşı
« : 30 Ekim 2009, 20:46:37 »

Çevrimdışı Gazi

  • Er
  • *
  • İleti: 1
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #1 : 11 Kasım 2009, 15:41:12 »
Acıklama icin tesekkurler.

Bence ne D-Day ne Mussolininin düşüşü ne de Stalingrad da 6. Ordunun yok edilişi, Almanyanın kaderini belirledi.
Bence Kurskda ki devasa muhimmat,moral ve asker kaybı savasın sonucunu belirledi.

O donemde Nazi komutanlarının böyle bir aptallığı nasıl yaptıklarını henüz anlamş değilim.

Kızıl ordunun ekipman ve asker sayısı Almanların o bolgede sahip oldukları ekipman ve ordudan ezici sayıda fazla!
İkincisi savunmayı yapıcak olan zaten Kızıl ordu ve içinden cıkılmaz bir savunma cephesi inşa etmişler. Topcu kuvvetleri ve Mayınlar da cabası.
Kızıl ordu dogal olarak yapabileceginin en iyisini yaptı. Bekledi! Zaten az sayıdaki dusmanı yıprattı.Ardından kendisi taaruza gecerek Berline kadar ilerledi.

Bana kalsaydı. Yani kana susamış acımasız,ırkçı bir Nazi olsaydım. Ne yapardım?

Hava kuvvetleri bakımından Kızıl ordu daha guclu oldugundan yapabilecegim tek sey bence Alman bilim adamlarının deneme aşamasında li Atom bombası projesini yururluge koyardım. Moskova atıkacak olan 1 ve Kursk cephesine atılacak olan 2 Atom bombası Rusyanın dağılmasına sebeb olurdu.
Daha sonra Tiger ve Panther tanklarıyla girerdim.
Kalan ordumu da Normandiya, İngiliz ve Amerikan birliklerinin cıkarma icin toplandıgı adanın tam karsısına dikerdim.
 

Çevrimdışı warschau

  • Er
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #2 : 23 Kasım 2009, 20:28:21 »
Açıklama için teşekkürler
Ne Stalingrad ne de başka bir sebep Almanlar için dönüm noktası teşkil ediyor doğu cephesinde , Kursk savaşında Hitlerin vermiş olduğu geri çekilme kararı Kursk un gidişatını değiştirmiş böylece doğu cephesinin kaderi belirlenmiştir
Heeresgruppe A

Çevrimdışı synaX

  • Er
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #3 : 19 Aralık 2009, 14:09:43 »
Bu savaşda dedem savaşmış... tnk.bin başıydı. Tankı arızalanmış tümenini  terk edip kaçmış. Türkiye'ye Kars'a kaçmış ordanda babam falan doğmuş  :) amcamda hançeri var. Amcama göre dedem sovyetlerden nefret ediyormuş...

Çevrimdışı cougar

  • Onbaşı
  • *
  • İleti: 27
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #4 : 20 Aralık 2009, 12:54:06 »
General guderian anılarında bu harekata karşı çıktığını ama daha önemlisi bunu Hitlere söylediğinde Hitlerin ona bu harekatı ne zaman düşünsem midem bulanıyor dediğini belirtir. Ama daha sonra  Hitler ikna edilerek ( kara kuvvetleri kurmay başkanı Zeitzler ikna etti) harekat uygulandı.

Çevrimdışı michael wittmann

  • Çavuş
  • *
  • İleti: 50
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #5 : 07 Eylül 2010, 04:57:12 »
Almanlar için 1943 yılı kötü başlamıştı. Stalingrad’ın yası tutuluyordu. Kuşatılan 320 bin kişilik 6. Ordu’dan sadece 25 bin kadar yaralı ve teknisyen tahliye edilebilmiş, hayata kalan 100 bin kişi, 2 Şubat günü teslim olmuştu.
1956 yılına kadar bunların sadece 6 bini esaretten dönebilecekti... Şoku atlatmaya çalışan Almanya’da, büyük anma törenleri yapılmış; yeni bir ‘6. Ordu’ kurulmaya başlanmıştı.
Hitler, Stalingrad’ın intikamını almaya kararlıydı ama olanakları her geçen gün azalıyordu. Afrika’daki son birlikleri 13 Mayıs günü teslim olmuş, inisiyatif müttefiklere geçmişti. Şimdi Atlantik veya Akdeniz’de istedikleri herhangi bir noktaya çıkarma yapabilirlerdi. Mareşallere komuta eden eski ‘onbaşı’ olaylara hâkim olma gücünü yitirmekteydi...
Doğu’daki savaşın üçüncü yılına girilirken, Rusya muharebelerinin genel karakteri iyice anlaşılmıştı: Hücum eden taraf gücünü tüketirken hasmı karşı taarruza geçiyor; bu kez de, onlar ikmal hatlarını aşırı uzattıktan sonra, bir karşı taarruzla durduruluyordu.
Kuzeyde, Leningrad kuşatması devam ediyor; güneyde ise, Kafkasya’da kuşatılmaktan son anda kurtulan Alman orduları Kırım’ı savunmaya hazırlanıyordu.
1942 kışının zaferlerini kazanırken yıpranmış olan Ruslar, bu kez savunmada kalacaklar ve ilk taarruzu Almanlara bırakarak, onların hamlesini bekleyeceklerdi.
Ayrıca, Alman hücumunun bu kez nereden geleceğini de biliyorlardı: Kursk çıkıntısı...
‘Kursk çıkıntısı’ adıyla savaş tarihine geçen bu durum, 1942 kışının sonunda oluşmuştu. Almanlar gücü tükenen Rus taarruzunu durdukları sırada, cephe Orel ile Belgorod arasından uzanan bir üçgen şeklini almıştı. Kendi hatları arasında uzanan bu çıkıntıyı, ikili kıskaç ile kesip içinde kalanları imha etmek, hiçbir askerin kolay kolay karşı duramayacağı bir dürtüydü ve iki taraf da bunu biliyordu...
Savaşta en büyük dezavantaj, karşı tarafın beklediği ve tedbirini aldığı hamleyi yapmaktır. Hitler her şeye rağmen bu hamleyi yapacaktı; çünkü zırhlı birliklerinin daha önce Fransa’da ve Rusya’da defalarca yaptığı gibi, karşı tarafın hatlarını dağıtıp ilerleyebileceğine inanıyordu. Ama hesaba katmadığı bir şey daha vardı: Ruslar artık savaşmayı ve zırhlı birlikleri kullanmayı öğrenmişlerdi...
Almanların en yetenekli mareşali von Manstein, Kursk çıkıntısına Mart ayında, Harkov’daki Rus taarruzunu durdurduktan hemen sonra bir karşı darbe olarak saldırmayı düşünmüştü.
Ancak diğer komutanlardan beklediği desteği alamayınca projeyi rafa kaldırmış ve bu tarihten sonra şiddetle karşı çıkmıştı. Birkaç hafta sonra OKH (Ordu) kurmay başkanı Zeitzler, tekrar gözlerini Kursk çıkıntısına çevirdi; çünkü diğer planlar daha karmaşıktı.
Hitler’e sunduğu planda bu iş için piyade desteğinde on veya on iki zırhlı tümenin yeteceğini ifade ediyordu... Hitler zaman zaman öne çıkan sağduyusu ile bu gücün yetmeyeceğini ifade edince, Harkov’u beş zırhlı tümenle geri aldıklarını söyledi.
Hitler bunun, savaşa yeni sürülen ‘Kaplan’ ve ‘Panter’ ağır tankları sayesinde mümkün olduğunu ve bunların bir taburunun bir zırhlı tümene eşit sayılması gerektiğini belirterek yanıt verdi.
Diktatörün mucize silahlara büyük inancı vardı; savaşın sonuna kadar, bunların kaderini değiştirebileceğini düşündü.
Ne var ki, teknik sorunları tam olarak çözülmemiş olan bu tanklar, çok az sayıda üretiliyordu. Nisanda sadece 130 adedi hazırdı ve Mayıs sonuna kadar bu sayı 324’e çıkabilecekti.
Bu sırada OKW (Silahlı Kuvvetler) kurmay başkanı Jodl ile Zeitzler arasındaki tartışma, durumu karmaşıklaştırdı. Jodl doğuda savunmada kalınmasını; çünkü müttefik taarruzlarına karşı bir stratejik ihtiyat ayrılması gerektiğini ve bu kuvvetlerin riske atılmamasının önemli olduğunu ileri sürmekteydi.
Zırhlı birliklerin büyük komutanı Guderian ile Merkez Ordular Grubu komutanı Kluge da anlaşmazlık içerisindeydiler. Guderian bu taarruzu gereksiz ve riskli bulurken; Kluge, belki de ona inat, bu harekâtı istiyordu...
Son karar her zaman olduğu gibi, Hitler’e aitti; ama o da tereddüt ediyor, tank sayılarını gözden geçiriyordu. Bu tereddüt, Ruslara son derece kıymetli bir zaman kazandırmaktaydı.
Eğer taarruz Nisan ayında yapılsaydı, en az yüzde 50 başarı şansı vardı. Ama önce kararsızlık, sonra da tankların beklenmesi, başarı şansını giderek azaltmaktaydı.
Muharebe başlayıncaya kadar, Almanların 2 bin 700 tankına karşı, Ruslar 3 bin 500’den fazla tank hazırlamışlar ve buna ek olarak muazzam bir topçu yığınağını yapmışlardı.
Altı bini 76.2 mm’lik tanksavar topu ve 920 adedi Katyuşa çoklu roket atıcısı olan 20 bin top, 32 kilometre derinliğindeki mevzilere yerleştirilmekteydi.
Savunma, her biri ortalama 4 km derinlemesine tahkimata sahip ve art arda gelen 6 kuşak halinde tertiplenmişti. Hitler’in ağır tankları artırmak için taarruzu geciktirdiği her saat, Ruslara yarıyordu.
1943 Haziran başlarında Rus hazırlıkları Alman komutanlığını telaşa düşürdü. Ağır tank sayısını artırmak için üç hafta daha beklemeye karar verdiler. Zırhlı tümen sayısını ise 17’ye çıkardılar ki, bunu yapmak için, bütün diğer cephelerden kuvvet çekmişler ve hepsini zayıflatmayı göze almışlardı.
Almanlar ‘Zitadelle’ adı verilen harekâtı geciktirdikçe, Ruslar çalışıyor, hem sayı hem de silah üstünlüğü sağlıyorlardı.
Rus T-34 tankları, az sayıdaki Kaplan ve Panter dışında, tüm Alman tanklarından daha üstündü. Ayrıca birliklerini muharebeye hazırlamak için bol vakit bulmuşlar ve her ihtimalin provasını defalarca yapmışlardı.
Böylece, dev bir yığınak tarihin en büyük tank muharebesini yapmak üzere yüz küsur kilometrelik bir cephede yoğunlaşmıştı.
Güneyden taarruz edecek olan 4. Zırhlı Ordu’nun komutanı Hoth, Alman ordusunda o güne kadar bir komutana verilen en büyük güce sahipti. 50 kilometrelik bir hücum cephesi için, emrine Almanya’nın en iyi 9 tümeni verilmişti: 3. Panzer, Gross Deutschland, 11. Panzer, SS Leibstandarde, SS Das Reich, SS Totenkopf, 6. Panzer, 19. Panzer ve 7. Panzer tümenleri.
Haziran’ın son günlerinde, cepheye büyük bir sessizlik hâkimdi. Komutanlar son keşiflerini yaparken askerler kadere boyun eğmiş, bekliyorlardı. 2 Temmuz günü Rus komutanlığı, Alman hücumunun ayın 3’ü ile 6’sı arasında her an başlayabileceğini duyurdu.
3-4 Temmuz gecesi, Alman birliklerinden kaçan bir Çek, tüm birliklere şnaps ve beş günlük kumanya dağıtıldığını söyledi. ‘Lucy’ adlı casus şebekesinden de aynı bilgiyi alan Rus komutanı Vatutin, hücumun her an gelebileceğini düşünerek, 5 Temmuz sabahı, tespit edilen Alman toplanma noktalarına dört saat süren bir topçu ateşiyle muharebeyi başlattı.
Bu bombardımanda sadece orta topçusunu kullanmış, tanksavarlara ateşe karışmamaları ve mevzilerini belli etmemeleri için kesin talimat vermişti.
Hoth’un askerleri bombardıman altında hücum saatini beklerken, Hitler’in özel bir mesajı dağıtılıyordu: “Alman askerleri, hazırlandığınız hücum tüm savaşın kaderini tayin edecek kadar önemlidir. Zaferiniz tüm dünyaya, Alman askerine direnmenin umutsuz bir iş olduğunu gösterecektir.”
5 Temmuz gününün ilk saatleri topçu bombardımanları ve uçak hücumları ile devam etti.
Nihayet saat 14.00’te, 2 bin Alman tankı saklandıkları çukurlardan çıkarak yukarı Donetz vadisinin mısır tarlaları arasında ilerlemeye başladı. Ancak derhal mayın tarlaları arasına girerek kayıp vermeye başladılar.
Ayrıca Rus tanksavarları ölümcül bir ateş açarken, pusuda bekleyen tank imha mangaları da işlerini yapmaya başladılar.
Alman tankları normalde yaralanan tanklardaki arkadaşlarını korur ve onlar emniyete alındıktan sonra ilerlerdi. Yaralı tankların bir kısmı sahra atölyelerinde tamir edilip tekrar savaşa sokulurdu. Bu kez, yaralılara aldırmadan ilerlemeleri emredilmişti. Böylece tek başlarına kalan Alman tankları tekrar ateş altına alınarak tümüyle imha edildiler.
Alman kolları en önde ağır Kaplan tankları, yanlarında ise Panter ve Pz.IV’lerin bulunduğu kamalar halinde ilerliyordu. Tankların hemen gerisinden tanksavarlarla muharebe etmek için, hafif silahlı piyade geliyor; kamanın tabanında ise, havanlar ve ağır piyade bulunuyordu.
Rusların derinlemesine hazırladığı siperler ve mayın hatları bu düzeni bozdu. Kaplan tankları desteklerinden koparak ilerleyince tecrit oldular ve piyade onları korumak için gece saatlerinde çatışarak ilerlemek zorunda kaldı.
6 Temmuz sabahı, yanan tanklar, tutuşan mısır tarlaları, dumanı tüten köyler, düşen uçaklar ve top patlamaları ile, cehennem manzarası bütün dehşetiyle ortaya çıktı.
Almanlar büyük bir gayretle Rusların ön savunma hatlarını ele geçirdiler; ama ikinci ve ana muharebe hattının önünde takılıp kaldılar. Kıskacın kuzey ucunda Rokossovsky’nin ordusuna hücum eden Model’in 9. Zırhlı Ordusu’nun 90 ağır tankı, Rus ateşinden etkilenmeden önden ilerledi; ama bunlar siperdeki piyadelere bir şey yapamıyorlardı. Refakatçilerinden kopunca tek tek yakıldılar.
Güneyden ilerleyen Hoth’un güçlü SS ve panzer tümenleri ise, 7 gün 7 gece savaştıktan sonra, 25 km kadar ilerlemişlerdi.
12 Temmuz günü, ellerinde kalan 600 tank ile bir ölüm sürüşüne geçmeye karar verdiler. Rus çıkıntısını dibinden budayıp geçecekler veya bütün bu fedakârlıklar boşa gidecekti.
Bunu bekleyen Ruslar, büyük bir tank kuvvetine sahip olan Rotmistrov komutasındaki 5. Tank Ordusu’nu ileri sürdüler. İki zırhlı ordu öğleden önce tam kafaya kafaya çarpıştılar.
Taze Rus kuvvetleri cephanesi ve yakıtı azalmış yorgun Alman tanklarını dağıtarak ilerlediler. O anlarda, aynı sahada çarpışan iki bine yakın tank vardı. Almanlar istirahate çektikleri yorgun birlikleri, dinlendirmeden tekrar savaşa sürmek zorunda kaldılar.
Akşam güneş batarken, Sovyet ordusu muharebe alanının hâkimi olmuştu...
Hitler ertesi gün komutanlarına bir mesaj göndererek Zitadelle Harekâtı’na son verdiğini söyledi.
Müttefikler Sicilya’ya çıkmışlardı ve İtalya’nın savaştan çekilme ihtimali vardı. Almanlar yavaş yavaş çıkış hatlarına döndüler. Muharebe alanına hâkim olan Ruslar, hasarlı tankları sahra tamirhanelerinde hazırlayıp hızla birliklere dağıtırken, Alman tümenleri kayıplarını karşılayamadılar. Personel kayıpları da karşılanamadı.
Örneğin, Zitadelle’i izleyen günlerde, Manstein 133 bin asker kaybına karşı, sadece 33 bin personel takviyesi aldı. Bu arada Ruslar düşmanlarını dağınık tutmak için, cephenin birçok bölgesinde küçük hücumlar yaparken, Almanlar bazı birlikleri de İtalya’daki kriz için çekmek zorunda kaldılar...
Böylece her noktada zayıf düşerek geri çekilmeye başladılar. Bu çekilme, 22 ay sonra Berlin’de sona erecekti.
Zitadelle ile, Hitler stratejik ihtiyatını boş yere harcamış oldu. Bu nedenle Rus ilerlemesine karşı hiçbir zaman etkili bir karşı saldırı düzenleyemedi. Hareket gücünü yitiren Alman birlikleri, kuşatılıp imha edilmeye başlandı.

Çevrimdışı michael wittmann

  • Çavuş
  • *
  • İleti: 50
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #6 : 07 Eylül 2010, 06:33:41 »
 Kursk savaşında Ruslar Almanlardan çok daha fazla asker ve tank kaybına uğramalarına rağmen,Ruslar kaybettikleri asker ve tankların yerine yenilerini koyabildikleri için savaşı kazanmışlardır.Almanlar 56 bin asker kaybetmesine karşı Ruslar 156 bin asker kaybetmiştir.Gene tank sayısı bakımındanda Almanlar çok daha fazla tank imha etmiştir.efsanevi bir olaya göre bu savaşta bir çarpışmada 9 panther tankı 200 rus tankını yoketmiştir.yani zaiyat bakımından Almanlar galip gelmesine karşın savaşı ruslar kazanıyor.Guderiana göre Almanlar bu savaşı sürpriz saldırı yapamaması ve tiger tanklarının sayısının az olması yüzünden kaybediyor.
Almanların bu savaşı kaybetmesinin çok önemli bir nedeni de Rus istihbaratının Alman savaş planlarını ele geçirmesidir.Paul Carell 'Kursk Savaşı'adlı kitabında bu olaylardan detaylı bir şekilde bahsetmektedir.Carell,Hitler'in karargahında yakın çevresinde bulunan bir personel yüzbaşıdan şüphelenmektedir.Ama elinde kesin bir delil olmadığından savaştan sonra bu kişinin ismini vermemiştir.Paul Carrell'ın anlattıklarını savaştan sonra diğer Alman generalleri de doğrulamaktadır.General Halder Rusya için yapılan savaş planlarının daha masasının üzerine gelmeden düşmanın eline geçtiğini anlatmaktadır.Bu nedenden dolayı Alman ordusu kursk savaşında sürpriz saldırı yapamamıştır.

Çevrimdışı michael wittmann

  • Çavuş
  • *
  • İleti: 50
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #7 : 08 Eylül 2010, 16:33:13 »
Rus gizli servis kayıtlarında bu Alman ajanının takma adının 'Werther' olduğu söylenmektedir

Çevrimdışı General

  • Binbaşı
  • ****
  • İleti: 332
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Kursk Savaşı
« Yanıtla #8 : 05 Şubat 2011, 11:38:32 »
Ben, Kursk muharebesini kazansalar dahi Almanların SSCB karşısında kesin bir zafer elde edemeyeceğini düşünüyorum. Çünkü Rusların insan kaynakları Almanlara göre çok daha fazladır. Rus toprakları uçsuz-bucaksızdır ve iklimi Avrupa'ya göre çok serttir. Cephenin genişliği ve derinliği binlerce kilometredir. İleri harekatlar yapıldıkça lojistik üslerinden uzaklaşılmakta ve ciddi ikmal sorunları ortaya çıkmaktadır. Rus karayollarının toprak yol olmasından ve demiryollarının da Avrupa standartlarına uymamasından dolayı ikmal iyice zorlaşmaktadır. Ruslar, tek cephede savaşırken Almanlar iki cephede savaşmaktadır. Ruslar, İran üzerinden düzenli olarak Amerikan ve İngiliz yardımı almaktadır. Hitler'in oturduğu yerden herşeye müdahale etmesi, savaşı haritalar üzerinde yönetmesi, karargah subayları ile cephe subaylarını düzenli olarak değiştirmemesi, Rommel-Guderian-Manstein-Rundstendt gibi strateji dehası generallerinin önerilerine kulak asmaması gibi nedenler Almanların kesin başarı şansını önemli ölçüde azaltmıştır.

IkinciDunyaSavasi.Org

« : »